43,7533$% 0.06
51,8108€% -0.1
59,4069£% 0.1
6.911,75%0,80
4.913,10%0,73
14.488,48%1,84
Fenerbahçe
Ligin 18.haftasında Konyaspor ile deplasmanda karşılaşan Fenerbahçe maçı 3-2 kazanmasını bildi.
Teknik-Taktik olarak konuşmaya değecek haftanın değil sezonun en önemli maçıydı. Jose Mourinho’nın cesareti ya da Mourinho’nun maçı diyebileceğimiz enfes bir maç oldu. Belki de taraftarın Mourinho’dan beklediği kadro kurgusu ve hücum oyunu tam olarak bu..
Hemen nedenlerine geçiyorum;
3-4-1-2 taktiği ile maça başlayan Mourinho üçlü defans hattı kurup çift forvet ile maça başlayarak adeta meydan okudu. Y.En Nesyri’mi – E.Dzeko’mu tartışmaları devam ederken ikisini birden oynatmak akıllıca olduğu kadar da cesurcaydı. Üçlü defansın sağında Osai-Samuel’in yerine Mert Müldür’ü oynatması, defansın göbeğinde Çağlar Söyüncü’ye görev vermesi, ikisinin uyumu bakımından pozitif olduğu kadar, Mert’in Sağ kulvarı hem ofansta hem defansta daha efektif kullanması, her iki ayağını da kullanabilen Çağlar’ı orda oynatması da yerindeydi.
Polonyalı futbolcu S.Szymanski’nin geçen sezona göre bu sezon çok formda olduğunu söyleyemeyiz. Orta sahada Fred – İsmail kurgusu daha sağlam orta alan hattını sağlayacağı gibi rakibin bloklar arası geçişini zorlayan isimler olabilirdi.
Konyaspor’un defans bloğunun gününde olmaması Tadiç’i yıldızlaştırsa da Oğuz Aydın ya da Kostiç yerine İrfan Can Kahveci’nin oynadığı bir denklemde Fenerbahçe’nin hücum organizasyonlarının daha zengin olacağını öngörüyorum. Ya da bu kadro kurgusunda kanatlarda İrfan Can ve Maksimim’in oynadığı bir dizilişte Fenerbahçe’nin belini bükmek zor olur.
Rakip Konyaspor’da cesur bir oyun ortaya koydu. Korkup geri çekilen değil, aksine korakor karşılık veren, korkmadan Fenerbahçe’nin üzerine giden açık bir futbol oynama anlayışı vardı. Belki de maçı güzelleştiren bu iki tarafında ortaya koyduğu korkusuz futboldu. Konyaspor’da bireysel hatalar olmasaydı skor daha farklı olabilirdi ama her şeyden öte iyi futbol için iki takımı da tebrik etmek gerekiyor.
Saha dışı etkenleri konuşmadığımız teknik taktik konuşabildiğimiz nice maçlara.
Galatasaray
Türkiye Kupası ilk maçında Başakşehir ile 2-2 berabere kalan Galatasaray ligde bu kez Başakşehir’e şans tanımadı ve 2-1 kazanmayı başardı. Galatasaray’ın istikrarlı bir oyun ortaya koyduğunu sürekli söylesek de bu maç özelinde yorgun olduğunu gözlemledim. Gabriel Sara’nın yerine Kerem Demirbay’ın oynaması sarı kırmızı ekipte negatif olarak göze çarpan bir diğer etkendi.
Kanatlarda Yunus Akgün ve Barış Alper Yılmaz’ın üstün performansı göz doldurmaya ve Galatasaray’ı taşımaya devam ediyor.
Galatasaray’da futbolcuların alışık olmadığımız uzun toplarla çıkması oyun anlamında futbolcuları zaman zaman zorladı. Daha çok ayağa pas yaparak pozisyon arayan sarı kırmızı ekip bu maç rutinin dışına çıksa da hücumda biraz daha becerikli olsaydılar maç daha farklı olabilirdi.
Futbol kamuoyunda sürekli tartışılan hakem hatalarına bu maçta bir yenisi daha eklendi. Barış Alper Yılmaz’ın attığı ikinci golde Victor Osimhen’in top hem eline çarpıyor, hem de Osimhen Başakşehir’li oyuncu Poko’nun ayağına net bir şekilde vuruyor. Maçın orta hakemi Atilla Karaoğlan görememiş olabilir fakat VAR’da Yaşar Kemal Uğurlu mutlaka çağırmalı ve gol iptal edilmeliydi.
Galatasaray’ın bunlara ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum, zaten Türkiye’nin en iyi futbol oynayan takımı. Her hafta mutlaka bir futbolcu çıkıp maçı takıma kazandırıyor. Bu tür şaibeli kararlar Galatasaray’ın hem iyi oyununa gölge düşürüyor hem de kamuoyunda Galatasaray kollanıyor algısı oluşturuyor. Bu tür adil olmayan kararları veren bütün hakemler Türk Futbolunun geleceği adına temizlenmeli. Galatasaray’ın bu güzel oyununu arka planı atmak kimsenin haddi değil. Biz futbol severler olarak hakem değil futbolcuların güzel oyunu konuşmak-yazmak istiyoruz…
Galatasaray yenilgisiz liderliğine devam ediyor. Yolun sonu nereye çıkacak hep beraber göreceğiz.
Trabzonspor
Dalgalı denizde boğuşmaları devam eden Trabzonspor Şenol Güneş’in takımın başına gelmesinden sonra da umduğunu bulamadı. Oynanan oyun ve alınan skorlar taraftarı mutlu etmiyor. Bir türlü istikrarı sağlayamayan Trabzonspor bu hafta Onvo Antalyaspor ile karşılaştı ve 5-0 galip gelmeyi başardı. Futbolcuların arzu, istek ve mücadeleleri üst düzeydi. Ilk 15 dakikası Antalyaspor’un üstünlüğü ile geçilse de 16.dakikadan itibaren maçın kontrolünü eline alan bordo mavili ekip Antalyaspor’u saha ve seyircisi önünde hem skor, hem de oyun olarak ezici bir üstünlükle yenmeyi başardı.
Trabzonspor yönetimi transferde yapmış olduğu hataların bedelini ağır ödüyor. Yapılan transferler içinde adeta oynanan oyuna isyan eden genç bir futbolcu var, Portekizli sağ bek Pedro Malheiro. Sezon başından itibaren iyi maçlar çıkartsa da takımın kötü olmasından dolayı hep gölgede kalıyordu. Antalya maçında futbolcular takım halinde iyi bir performans ortaya koyunca Pedro Malheiro da attığı 3 gol ve oynadığı oyunla adeta kariyer patlaması yaptı.
Bu çocuk henüz 23 yaşında ve bek oyuncusu, yanlış anlaşılmasın forvet değil. Bugün ki değeri 5 milyon euro civarında olan Portekizli sağ beki Trabzonspor 2 milyon euro ödeyerek Boavista takımından transfer etmişti. Yapılan hatalı transferlerin içinde yıldız gibi parlayan bu çocuk bu performansını sürdürmeye devam ederse Portekiz milli takımına seçilir.
Trabzonspor’a da büyük paralar kazandırır. Transfer sezonu açılırken Trabzonspor’un yaptığı hatalardan ders alarak takıma kısa vadede sportif başarı uzun vadede ekonomik katkı yapacak potansiyelli futbolcular kazandırılmasını bekliyoruz. Alınan bu farklı galibiyet Trabzonspor’lu futbolcuların motivasyonunu da yerine getirmiştir.
Beşiktaş
Yönetimsel anlamda büyük bir kaos yaşayan Beşiktaş camiasında başkanlığa Serdal Adalı’nın gelişiyle rahatlasa da ilk etapta bulunması gereken 40 milyon euro gibi bir paradan bahsedilmesi yüzleri bir türlü güldürmüyor.
2 hafta geçmesine rağmen herhangi bir teknik direktörle anlaşılamaması Sergen Yalçın’ın ileri sürdüğü şartları Başkan Serdar Adalı’nın kabul etmemesinden dolayı Sergen Yalçın defteri kapanmıştı. Şimdi gözler Başkanın izleyeceği sportif ve iktisadi politikalara dönmüş durumda.
Bu sıkıntılar içinde ligin 18.haftasında evinde Sipay Bodrum Futbol Külübünü konuk eden siyah beyazlı ekip her ne kadar maçı 2-1 kazanmış olsa da oynanan oyun taraftarları tatmin etmedi.
Bir futbol müsabakasında maçın yıldızının kaleciler olması o takımın fazla atak yediği anlamına gelir. Fazla atak yiyen bir takım umut vermez. Futbol defanstan başlar, defansı başarılı olmayan takımların, takım halinde başarılı olmaları da mümkün değil. Beşiktaş bu sezon kadro istikrarını bir türlü yakalayamadı, futbolcuların farklı teknik direktörler ve farklı sistemle oynaması da bunun en büyük sebebi. Beşiktaş taraftarı umutla bir an önce teknik direktör sorununun çözülüp acil takımın ayağa kalkmasını bekliyor.
DEĞER HİSSİ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. chicago-heating-repair.com bonus verabetgiris.co verabettgiris.com