43,2844$% 0.04
50,5494€% 0.23
58,2207£% 0.13
6.528,69%0,51
4.697,16%0,58
12.747,88%0,63
Roma İmparatoru I. Justinus, Yemen Valisi Ebrehe’yi huzuruna aldı. Ebrehe, Roma hükümdarı
karşısında rükuda bekliyordu. Justinus seslendi:
– Ey Ebrehe, git! Yemen’e dillere destan bir kilise yap, harcadığının 2 katı altın alacaksın!
İnsanlar artık Kâbe’ye yönelmesin, bunu engelle!
Ebrehe kafasını sallayarak, geri geri ihtişamlı salondan çıktı. Elinin tersiyle ağzından akan suları sildi.
Yemen’e döner dönmez San’da bir kilise yaptırdı. Ancak zaman onu ve Justinus’u yanılttı. İnsanlar
Kâbe’ye dönerek ibadet etmeye devam ediyorlardı. Justinus elçiler gönderiyor ve Ebrehe’ye; “Bu işi
bitir!” diyordu. Ebrehe karar verdi: Kâbe’yi yıkacaktı!
***
Dönemin tankları olan fillerden oluşan devasa bir ordu kurdu. Bütün gücüyle Mekke’ye yürüyüşe
başladı. Peygamberimizin (Sav) doğumuna henüz 52 sene vardı ancak yeryüzü bu kutlu doğuma
hazırlanıyordu, Kâbe’de hazırlıklara başlamıştı, yıkılamazdı… Mekke’nin Emiri, Haşim oğlu
Abdülmüttalip, yani Peygamberimizin (Sav) dedesiydi. Ebrehe’nin ordusu Mekke’ye yaklaşırken
Abdülmüttalip’in 200 devesini gaspetti. Abdülmüttalip, savaş öncesi son görüşme için elçi göndermedi, tüm ısrarlara rağmen kendisi gitti. Abdülmüttalip Ebrehe’nin fillerle dolu ordusunu gördüğünde gülümsedi, devesinden indi. İki asker onu Ebrehe’nin çadırına götürdü. Ebrehe ve Abdülmüttalip tarihi konuşmayı yaptı:
-Ey Abdülmüttalip! Mekke’nin anahtarlarını mı getirdin!
-Hayır Ebrehe, gaspettiğin develerimi istemeye geldim.
-Ben seni akıllı bir adam sanırdım, fillerimle Kâbe’yi yıkmaya geldim, sen develerinin derdine
düşmüşsün.
-Ben develerin sahibiyim ya Ebrehe! Kâbe’nin de bir sahibi var. O (cc), Kâbe’yi korur!
Abdülmüttalip’i çadırından kovan Ebrehe, Mekke üzerine yürüdü. Mekke yakınlarında dev fil ordusuna
karşı dualarla bekleyen bir Mekke halkı vardı, bir de küçük gagalarına alevden taşlar alarak havalanan
Ebabil kuşları! Alevli taşları fillerin üzerine attıkça, fillerin korkusu ve yaralanması ile büyük bir izdiham oluştu. Ebrehe Yemen’e sürünerek girdiğinde geride fil ve asker cesetleri bırakmıştı. Ebabil’e yanıt ve bizlere kıssadan alacağımız hisse yaklaşık 100 yıl sonra Kuran-ı Kerim’de Fil Suresi ile geliyordu: “Rabbinin, fil sahiplerine ne yaptığını görmedin mi? Onların tuzaklarını boşa çıkarmadı
mı? Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş
ekin yaprakları haline getirdi.”
***
O alevli taşları atan Ebabil kuşları mıydı? Hayır, o taşları atan kuşlar; Abdülmüttalip’in imanındaki
sağlamlıktı, Kabe’deki halkın duasındaki samimiyetti, Ebrehe’nin kibrine karşı Yaradan’ın yanıtıydı…
Peki bugün Gazze şeridinde Ebabil kuşları neden yok?
Çünkü bugün, Ebabil kuşlarını çağıracak ümmet; I-Phone 17 kuyruğunda!
Çünkü bugün, Ebabil kuşlarını çağıracak ümmet; TV’de yengesinin ırzına göz dikenleri izlemekte!
Çünkü bugün, Ebabil kuşlarını çağıracak ümmet; sınava girecek çocuğu için torpil aramakta!
Gazze’de akan her kanda payımız var Müslüman! Kin için, nefret için, İslam ve insanlık düşmanlığı için
bunları yapıyor Netanyahu, peki biz neden yahu? Unutmayalım Ebabil kuşlarını Ebrehe’ye gönderen
kudret yine gönderir. Ama dua edelim bizlere göndermesin!
***
GAZZE
Yağmur;
Gökten inen ziyafetti
Musa’nın sofrasında
Ta ki
Nankörlük işleyene kadar
Ciğerine beşerin
Taşeronluğunda Beni İsrail’in.
Yaramadı;
Ne rahmet ne Nil’i yaran asa
Firavun köpeği kalpleri
Ve
O günden beri
Kalpleşmiş taşlar taşıdılar bedenlerinden
Yazdılar kahpeliğin arlanmaz tarihini!
Nefretse nefret, kinse kin
Ölen bütün çocuklar için
Helak et Yarabbi, helak et!
SERZENİŞ
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz. chicago-heating-repair.com bonus verabetgiris.co verabettgiris.com