DOLAR

44,8950$% 0.23

EURO

52,8913% -0.09

STERLİN

60,8054£% 0.01

GRAM ALTIN

6.965,35%1,07

ONS

4.829,68%0,85

BİST100

14.587,93%2,72

Tekirdağ PARÇALI AZ BULUTLU 12°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
ff
ff
Güncellenme - 14 Ocak 2026 19:45
Yayınlanma - 14 Ocak 2026 19:45

SUSUZLUĞUN İKLİMİ

Muslukları açtığımızda akan suyun, modern hayatın en temel ve kabul edilmiş nimetlerinden biri olduğu düşünülürdü. Oysa günümüzde Çerkezköy başta olmak üzere Tekirdağ’ın birçok ilçesinde, mahallesinde ve evlerinde bu basit beklenti, yerini belirsiz kesintilerin gergin bekleyişine ve kabaran faturaların endişesine bırakmış durumda. Sürekli kesilen sular ve her geçen ay daha da ağırlaşan su faturaları, sadece pratik bir sorun değil, toplumsal refahı ve adaleti derinden etkileyen bir krize dönüşmüş durumda.

Windows Firewall

Su kesintileri artık sadece “planlı bakım” ile sınırlı kalmıyor. Altyapının yetersizliği, eskiyen boru hatları, plansız kentleşme, kuraklık ve su kaynaklarının verimsiz yönetimi, kesintileri kronik bir sorun haline getiriyor. Bu durum, hanelerde temel hijyen ihtiyaçlarından yeme-içme düzenine kadar her şeyi altüst ediyor. Özellikle çalışan aileler, yaşlılar, küçük çocuklu ebeveynler ve kronik hastalığı olanlar için bu kesintiler dayanılmaz bir yük oluşturuyor. İşten her geldiğimizde o yorgunlukla bir yudum su almak için köylere gitmek utanç verici ve yorucu bir rutine dönüşebiliyor. Kesintiler, aynı zamanda ekonomik faaliyetleri de vuruyor; restoranlar, kuaförler, küçük atölyeler işlerini sürdürmekte zorlanıyor.

Diğer taraftan, suyun metreküp fiyatındaki artışlar, hanelerin bütçesinde enerji ve gıda gibi temel kalemlerin yanında giderek daha ağır bir yer tutuyor. Vatandaş, “susuz kalma” ile “faturayı ödeyememe” ikilemi arasında sıkışıp kalıyor. Su, temel bir insan hakkı ve kamu hizmeti olmaktan çıkıp, lüks bir tüketim kalemi gibi sunuluyor. Özellikle sabit gelirliler, emekliler ve dar gelirli aileler için su faturası, her ay korkuyla açılan bir zarfa dönüşüyor. Tasarruf etmek isteyen vatandaş, zaten sürekli kesinti yaşadığı için bunu pratikte gerçekleştiremiyor. Oysa beni seçin suyu yüzde elli ucuz vereceğim vaatleri ile seçilen ve işbaşına gelenler bugün verdikleri sözleri unutup tam tersini yapıp kullanamadığımız suya yüzde yüzden fazla zam yaptılar. Rusya’dan Azerbaycan’dan para ile satın aldığımız doğal gaz, kendi topraklarımızdan bedavaya çıkardığımız sudan daha ucuz.!! Bu da, bizi yönetenler arasındaki farkı, objektif bir şekilde görme ve değerlendirme imkanı bize sunuyor.

Bu ikili krizin arka planında birkaç temel sorun yatıyor:

1. Altyapı Yatırımlarının Yetersizliği: Şehirler büyüdükçe su şebekeleri kapasitesini karşılayamıyor. Kayıp-kaçak oranlarının yüksekliği, eski borular, yetersiz depolama ve arıtma tesisleri sistemin verimini düşürüyor.

2. İklim Değişikliği ve Kuraklık: Yağış rejimlerinin değişmesi, baraj doluluk oranlarının düşmesi, su kaynakları üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Su artık eskisi gibi “sonsuz” bir kaynak değil.

3. Yönetim ve Planlama Sorunları: Suyun entegre bir şekilde, uzun vadeli ve sürdürülebilir politikalarla yönetilmemesi, kriz dönemlerinde kalıcı değil acil ve geçici çözümlere yönelim.

4. Maliyetlerin Adaletsiz Dağılımı: Yönetimdeki verimsizliklerin ve kayıpların maliyetinin, orantısız bir şekilde son tüketiciye yansıtıldığı algısı güçleniyor.

· Acilen ve Şeffaf Şekilde: Su kesinti programları vatandaşa zamanında, net ve güvenilir kanallardan duyurulmalı. Kesintiler, mümkün olan en kısa sürede ve en az zararla atlatılacak şekilde planlanmalı.

· Uzun Vadeli ve Köklü Yatırımlar: Su şebekelerinin yenilenmesi, kayıp-kaçak oranlarının hızla düşürülmesi, modern depolama ve dağıtım sistemleri için büyük ölçekli yatırımlar yapılmalı.

· Sürdürülebilir Su Yönetimi: Yağmur suyu hasadı, gri su geri dönüşümü, suyun verimli kullanımı (damla sulama, tasarruflu armatürler) teşvik edilmeli ve alt yapısı desteklenmeli.

· Adil Tarifelendirme: Su fiyatlandırması, tasarrufu teşvik eden ancak temel insani ihtiyacı karşılayacak miktarı herkes için erişilebilir kılan, sosyal bir tarife yapısına kavuşturulmalı. Tüketimi az olanlar korunmalı, israfın önüne geçilmeli.

· Toplumsal Bilinç ve Katılım: Suyun değeri konusunda toplumsal farkındalık kampanyaları artırılmalı, vatandaşlar su yönetimi süreçlerine daha fazla dahil edilmeli.

Su hayattır. Hayatın kesintiye uğraması veya pahalılık yüzünden erişilemez hale gelmesi kabul edilemez. Kronik su kesintileri ve yüksek fiyatlar, sadece teknik bir arıza veya ekonomik bir mesele değil, yerel yöneticiler eğer bu sorunun üstesinden gelemiyorsa halka zulmetmeyip gururdan uzak durarak merkezi otoriteden yardım istemeli, Bu sorun yerel yöneticilerin en temel sorumluluk alanlarından birinde sınav verdiği bir gösterge haline gelmiştir. Bu kriz, artık geçici çözümlerle değil, köklü, adil ve sürdürülebilir bir “su seferberliği” ile ele alınmalıdır. Çünkü akan her damla su, aynı zamanda toplumsal huzurun ve geleceğe güvenle bakabilmenin de teminatıdır.

Eğer yöneticiler egolarını bir kenara bırakıp birbiri ile kavga etmez de sorunlara odaklanabilirse ve kendi aralarında eş güdüm içinde çalışmayı başarabilirse bu sorunu çözebilirler…

O-uz-Gayrimenkul-internet
0 0 0 0 0 0
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

EMEĞE SAYGININ SEMBOLÜ: SENDİKA

HIZLI YORUM YAP

0 0 0 0 0 0