44,8950$% 0.23
52,8913€% -0.09
60,8054£% 0.01
6.965,35%1,07
4.829,68%0,85
14.587,93%2,72
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda sosyal hizmetler alanında kapsamlı değişiklikler öngören kanun teklifi görüşülürken, söz alan İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı dikkat çeken bir konuşmaya imza attı. Teklifin “sosyal devlet ilkesi”ne dayandırıldığını hatırlatan Taşçı, sosyal devletin lafta değil, hayatta, pratikte karşılığı olması gerektiğinin altını çizdi.
İYİ PARTİLİ TAŞÇI; “TENCERE KAYNAMADAN AİLE GÜÇLENMEZ”
Konuşmasının başında derin yoksulluk verilerine değinen Taşçı, milyonlarca vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını vurguladı. Ailenin güçlendirilmesi, doğum oranlarının desteklenmesi, çocukların, yaşlıların ve engellilerin korunması gibi hedeflerin doğru olduğunu belirten Taşçı, ancak ekonomik gerçeklik göz ardı edilerek bu hedeflere ulaşılamayacağını söyledi. “Tenceresi kaynamayan evde aile güçlenmez” diyen Taşçı, çocuk yoksulluğuna özel bir başlık açtı. Çocukların önemli bir bölümünün yeterli beslenemediğini, bazı öğrencilerin haftada en az bir gün yemek yiyemediğini ifade eden Taşçı, okullarda ücretsiz bir öğün yemek uygulamasının sosyal devletin temel yükümlülüğü olduğunu savundu. “Biz önerdiğimizde reddettiniz; madem sosyal devletsiniz, siz yapmalıydınız” sözleriyle iktidara seslenen Taşçı, sosyal yardımların “ağza çalınan bir parmak bal” niteliğinde kalmaması gerektiğini dile getirdi.
“HAK KULLANILABİLİYORSA VARDIR”
Teklifte yer alan ücretli doğum izninin 24 aya çıkarılması düzenlemesini “önemli bir kazanım” olarak değerlendiren Taşçı, ancak uygulamada eşitsizlikler doğabileceği uyarısında bulundu. Özellikle aile sağlığı merkezlerinde görev yapan doktor, ebe ve hemşirelerin ya da yerlerine vekil bulma zorunluluğu olan çalışanların bu haktan fiilen yararlanamayabileceğini belirten Taşçı, bunun Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. “Bir hak fiilen kullanılamıyorsa, onu hukuken tanımış olmak kandırmacadır” diyen milletvekili, doğum izni düzenlemesinin kadın istihdamını olumsuz etkilemeyecek güvencelerle desteklenmesi gerektiğini söyledi. Çalışma saatlerinin okul ve kreş saatleriyle uyumlu hale getirilmesi çağrısında bulunan Taşçı, verimlilik odaklı bir çalışma modelinin hem aileyi hem üretimi güçlendireceğini kaydetti.
TAŞÇI’DAN “HAYIR” KURUMLARINDA DENETİM TALEBİ VE “DENİZ FENERİ” HATIRLATMASI
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, Meclis’te görüşülen teklif kapsamında Darülaceze’ye ilişkin düzenlemeleri değerlendirerek önemli uyarılarda bulundu. Taşçı, hayır kurumlarının yalnızca mali olarak desteklenmesinin yeterli olmadığını, bu kurumların itibarının ve şeffaflığının da korunması gerektiğini ifade etti. Son yıllarda artan dernek ve vakıf sayısına dikkat çeken Taşçı, kamu kaynaklarının istismar edilmemesi için güçlü denetim mekanizmalarının oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtirten Taşçı, “Biz hâlâ Deniz Feneri travmasını atlatabilmiş değiliz. Yirmi iki yılda 27 binden fazla yeni dernek ve vakıf kurulmuş hayır hasenat adına ve içlerinde doğrudan ihaleler, kamudan çok kıymetli taşınmaz devirleri, belediye veya bakanlıklara ödetilen düzmece faturalarla anılmayanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. Hayrın kamu kaynaklarını sömürme, kara para aklama aracına dönüştürüldüğü bu çağda sağladığımız bütün imtiyazların denetimini de bekliyoruz. ” sözleriyle denetimsizlik vurgusunda bulundu.
ÇOCUK EVLERİ VE “FİİLİ DURUM” ELEŞTİRİSİ
Teklifin 4’üncü maddesinde düzenlenen İhtisaslaşmış Çocuk Evleri Sitesi uygulamasının zaten fiilen hayata geçirildiğini belirten Taşçı, komisyon raporu beklenmeden yapılan düzenlemeyi eleştirdi. Bu yaklaşımın yasama sürecini zayıflattığını savunan Taşçı, “Fiili durumu resmileştirmek bir yönetim alışkanlığı haline geldi” dedi. Koruyucu aile modelinin desteklenmesini doğru bulduklarını ifade eden Taşçı, ancak düzenlemenin suistimale açık yönler taşıdığını söyledi. Ailelerin kendi çocuklarının “maaşlı bakıcısı” haline getirilmemesi gerektiğini dile getiren Selcan Taşçı, sosyal yardımların süreli ve denetlenebilir olması gerektiğini kaydetti.
TAŞÇI’DAN MAHREMİYET VE VERİ GÜVENLİĞİ UYARISI
Teklifte yer alan Merkezi İzleme Sistemi ve veri paylaşımına ilişkin maddeler hakkında da konuşan Taşçı, sosyal hizmet kurumlarında yaşanan ihmal ve istismarların önlenmesi için denetimin şart olduğunu kabul etmekle birlikte, bunun mahremiyet ihlallerine yol açmaması gerektiğini belirtti. Kişisel verilerin güvenliğine ilişkin kaygılarını dile getiren vekil, kameraların kurulacağı alanların, izleme yetkisine sahip personelin ve denetim mekanizmasının açık ve net biçimde tanımlanması gerektiğini söyledi.
“SOSYAL DEVLET, İNSANI YAŞATMAK ÜZERE İNŞA EDİLİR”
Konuşmasının sonunda sosyal devlet anlayışına dair temel bir çerçeve çizen Taşçı, “Sosyal devlet olmak, muhtaçlığı yönetmekle değil muhtaçlaştırmamakla gösterir kendini” ifadelerini kullandı. Osmaniye’de yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyen Taşçı, doğayla uyumlu bir yönetim anlayışının gerekliliğine de vurgu yaptı. İYİ Partili vekilin Genel Kurul’da yapmış olduğu konuşma, sosyal hizmetler alanındaki düzenlemelerin yalnızca teknik değil, aynı zamanda ekonomik, hukuki ve etik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini ortaya koyarken; özellikle çocuk yoksulluğu, kadın istihdamı, sosyal yardımların denetimi ve mahremiyet konularında muhalefetin güçlü itirazlarını kayda geçirdi.
AZBAY’DAN ROMANLAR GÜNÜ MESAJI