MİLLİ TAKIM FORMASI ADALET İSTER!
Uluslar Ligi’nde çok zorlu bir grupta, birbirinden zorlu maçlar öncesi böyle bir kadro seçimi akıl alır gibi değil! “Perşembe geleceği çarşamba belli olurmuş” diye boşuna dememişler...
Millî takım kadrosu yapılırken neler dikkate alınıyor? Güncel performans mı? Hangi büyük takımda oynadığı mı? Oynadığı takımlarda ne kadar süre bulduğu mı? Futbolcunun popülerliği mi? Oynadığı takımın kulis gücü mü? Veya kadroyu Vincenzo Montella değil de birileri mi yapıyor?
Tüm soruların cevaplarını düşününce, ligin formda kenar oyuncusu İlhan Fakılı’nın Ümit Millî Takım’a gönderilmesi, son iki sezondur ortalıkta gözükmeyen Kerem Aktürkoğlu’nun kadroda yerini koruması!
Hakan Çalhanoğlu iyileşmiş olsaydı, Salih Özcan yine de oynatılacak mıydı?
Sezonun formda stoperi Emirhan’ın kadro dışı kalıp kaç sezondur ne oynadığını unuttuğumuz Samet Akaydın’ın kadroda yerini koruması!
Son dört beş senesini var mı, yok mu; oynanıyor mu, oynanmıyor mu belli olmayan bir şekilde Suudi Arabistan’da geçiren Merih... Dünya Kupası’ndan bu yana lige de kötü başlayan Abdülkerim ısrarı devam ediyor.
Bir millî takım ancak bu kadar kötü yönetilir! Ahbap çavuş ilişkisine dönmüş tercihler ve yüzü bile kızarmayan hoca!
Ulusal basınımız şu an yerli bir hocayla çalışılıyor olsa ve bugünler yaşanıyor olsaydı, bu kadar sessiz kalır mıydı acaba?
Tüm bu sorunlar devam ederken bundan sonrası için de böyle devam edecek gibi gözüküyor. Ne gibi önlemler alınacak? Hoca ısrarla takımın başında durmaya devam edecek mi? Kadro planlamasında radikal ve hakkaniyetli kararlar alınmaya başlanacak mı?
Bu soruların cevaplarını duymak, dinlemek, sormak ve cevabını almak ülkemizin her ferdinin hakkı diye düşünüyorum.