“TÜRKİYE, KATİLLERİN ÖZGÜRCE DOLAŞACAĞI BİR ÜLKE DEĞİLDİR”
İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Batman’daki özel bakım evinde yaşandığı öne sürülen darp, cinsel saldırı ve işkence iddialarının tüm yönleriyle araştırılmasını istedi. Taşçı, devletin vatandaşını koruma yükümlülüğüne dikkat çekerken, terör suçlularına yönelik özgürlük taleplerine de sert tepki gösterdi.
Meclis gündemine gelen araştırma önergesine değinen Taşçı, devlet kurumlarının herhangi bir vatandaşın ihmale, istismara, tacize, tecavüze, işkenceye veya zulme maruz bırakıldığı iddiaları karşısında kayıtsız kaldığının öne sürülmesinin toplum vicdanını yaraladığını belirtti. “Böyle iddialarla karşılaştığımızda bir an bile tereddüt etmeden ‘Bu ülkede böyle şey olmaz’ demek istiyoruz” diyen Taşçı, devletin mağdurun yanında, suçlunun karşısında duracağına dair güven duygusunun son yıllarda ciddi şekilde zedelendiğini savundu.
DOSYALARI HATIRLATTI
Konuşmasında son yıllarda Türkiye gündemini meşgul eden bazı olayları da hatırlatan Milletvekili, Gülistan Doku, Sinan Ateş, Rabia Naz Vatan, Narin Güran ve Rojin Kabaiş gibi isimler üzerinden adalet tartışmalarına dikkat çekti. Bu olayların toplumda derin izler bıraktığını ifade eden Taşçı, birçok vatandaşın yaşananların tüm yönleriyle aydınlatılmadığına inandığını belirterek, “Olduysa yapanların yanına kâr kalmaz diyebilmek istiyoruz ama yaşananlar bu güveni zedeliyor” değerlendirmesinde bulundu.
BATMAN’DAKİ İDDİALAR İÇİN KAPSAMLI SORUŞTURMA ÇAĞRISI
Taşçı, Batman’daki özel bakım bakım evinde kalan bireylere yönelik darp, cinsel saldırı ve işkence iddialarının son derece vahim olduğunu belirtirken, olayın hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiğini söyledi. “Bu iddialar doğruysa ortada yalnızca bireysel değil, insanlık vicdanını yaralayan çok ağır suçlar vardır” diyen Taşçı, adaletin sağlanabilmesi için tüm sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini vurguladı. İYİ Partili Milletvekili, “Bu suçları işlemiş bir kişinin yeri cezaevi hücresi midir, yoksa toplumun içerisinde özgürce dolaşabileceği sokaklar mı?” sorusunu yönelterek, suçluların mutlaka yargı önüne çıkarılması gerektiğini ifade etti.
“ADALET, SUÇ VE CEZA ARASINDAKİ DENGEYLE SAĞLANIR”
Konuşmasında hukuk devleti ilkesine dikkat çeken Selcan Taşçı, adaletin ancak işlenen suçla verilen ceza arasındaki denge kurulduğunda anlam kazanacağını söyledi. Özellikle savunmasız bireylere yönelik suçların toplumun vicdanında daha derin yaralar açtığını belirten Taşçı, devletin bu tür olaylarda tavizsiz davranmasının hem mağdurların hem de toplumun adalet duygusunun korunması açısından zorunlu olduğunu kaydetti. Selcan Taşçı, terör suçları ve terör örgütü mensuplarının akıbetine yönelik yürütülen tartışmalara da atıfta bulundu. Bir bakım evinde işlendiği iddia edilen suçlar için özgürlük talep edilmediğini hatırlatan Taşçı, aynı yaklaşımın terör suçları için de geçerli olması gerektiğini savundu. Türk milletinin yıllardır terör saldırılarında ağır bedeller ödediğini belirten Taşçı, on binlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine neden olan bir terör örgütünün yöneticileri için özgürlük talep edilmesini kabul edilemez bulduğunu ifade etti. “Kendi mahallesinin suçlusunu kahramanlaştıran anlayışa karşı çıkıyoruz” diyen Taşçı, suçun kim tarafından işlendiğine bakılmaksızın aynı hukuki ve ahlaki ölçütlerin uygulanması gerektiğini söyledi.