ATAÇAY’DAN ÇERKES SOYKIRIMI MESAJI

Çerkezköy Kuzey Kafkas Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Emrullah Ataçay, Çerkes Soykırımı’nın yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayımladı.

Ataçay mesajında şunları ifade etti; “19. yüzyılın ortalarında Rus İmparatorluğu'nun Kafkasya'yı fethetme girişimleri, tarihin en büyük trajedilerinden birini doğurdu. Çerkes soykırımı ve sürgünü. Bu olay, sadece Kafkasya’nın etnik, kültürel ve demografik yapısını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda binlerce insanın hayatını kararttı ve Çerkes halkının kolektif hafızasında derin yaralar bıraktı. Ne yazık ki, bu trajedi dünya tarih sahnesinde hak ettiği ilgiyi görememiş ve çoğu zaman göz ardı edilmiştir. Çerkesler, asırlardır Kafkasya'da yaşayan, güçlü ve özgürlükçü bir halk olarak bilinirlerdi. Ancak, Rus İmparatorluğu’nun genişleme politikaları, bu huzurlu yaşamı paramparça etti. 19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde, Çerkesler, Rus ordularının sistematik saldırılarına ve ağır baskılarına maruz kaldılar. 1864 yılı, bu trajedinin doruk noktası olarak kabul edilir; Çerkesler, kitlesel bir şekilde topraklarından sürgün edildi ve birçoğu Karadeniz kıyılarında öldü veya Osmanlı topraklarına sürgün edildi. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü, sadece bir askeri operasyon değildi. Bu, etnik temizlik amacı güden, planlı ve sistematik bir yok etme harekâtıydı. Sürgün yollarında binlerce Çerkes açlık, hastalık ve soğuk gibi insanlık dışı şartlarda hayatını kaybetti. Osmanlı İmparatorluğu’na ulaşabilenler ise yeni topraklarında büyük zorluklarla karşılaştılar, fakat bir şekilde hayatta kalmayı başardılar. Ancak, bu sürgün, Çerkes kültürünün ve kimliğinin yok olma tehlikesiyle yüzleşmesine neden oldu. Tarihin bu karanlık sayfası, günümüzde bile yeterince bilinmemekte ve anılmamaktadır. Çerkes halkı, sürgünün ve soykırımın acılarını nesiller boyu taşımış, ancak bu trajedinin uluslararası alanda tanınması ve adaletin sağlanması hususunda yeterince destek görememiştir. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü, sadece bir halkın yaşadığı bir acı değil, aynı zamanda insanlık tarihine kara bir leke olarak kazınmıştır. Bu trajedi, bize geçmişte yaşanan zulümlerin unutulmaması gerektiğini ve bu tür olayların bir daha yaşanmaması için çaba sarf edilmesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Çerkeslerin yaşadığı bu büyük trajedi, yalnızca Çerkes halkının değil, tüm insanlığın ortak bir acısıdır. Bu acı, tarih kitaplarında ve kolektif hafızamızda hak ettiği yeri bulana kadar, dünya barışı ve adalet adına eksik kalacaktır. Çerkes Soykırımı ve Sürgünü, sessizliğe ve unutulmaya terk edilmemelidir. Bu trajedi, tarih sahnesinde hak ettiği yeri bulmalı ve gelecek nesillere aktarılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, tarih boyunca yaşanan zulümlerin ve trajedilerin üzerini örtmek, sadece benzer acıların tekrar yaşanmasına zemin hazırlar. Bu nedenle, Çerkes halkının yaşadığı bu büyük trajedi, dünya vicdanında sürekli olarak hatırlanmalı ve anılmalıdır. adiges…” dedi.